Fenerbahçe’ye Yakışmıyor

Bugün oynanan Sivasspor maçıyla birlikte, Fenerbahçe açısından Spor Toto Süper Ligi’nin 4/1’inden fazlasını geride bıraktık. Fenerbahçe açısından bu süreç sancılı geçmeye devam ediyor. Fenerbahçe gibi bir takım  9 maçta toplamda 6 gol atıyor, oynadığı 5 deplasman maçında da sadece 1 gol bulabiliyorsa, tablonun ne kadar derin bir olumsuzluk içerdiğini görmek zor olmaz . Ayrıca iki puanlı sisteme geçildiğinden beri Fenerbahçe tarihinde hem topanan puan hem atılan gol açısından en kötü sezon yaşanıyor.

Demir Grup Sivasspor - Fenerbahçe berabere kaldı.
Rıdvan Dilmen yazıları.

“Tekrar dile getirmek istiyorum, Fenerbahçe’de fiziksel, taktiksel ve mental problemler görüyorum. Cocu ve Comolli ikilisinin bu problemleri çözebileceğine dair hala bir ışık göremiyorum.”

Büyük takımların pek tabii ki Fenerbahçe’ninkine benzer durumlarla karşılaştığı sezonlar olabilir.. Puan olarak, gol olarak ya da oyun olarak değişimin sancılarının da etkisiyle beklentilerin altında kalındığını görebiliriz. Ancak büyük takımlar ne kadar beklentinin altında kalsa da, büyük takım görüntüsünü kaybetmezler. Maçlar kaybedilebilir, goller kaçabilir, puanlar toplanamayabilir ama Fenerbahçe’nin çubuklusu böyle bir görüntü vermemelidir.

TARAFTAR BUNU HAK ETMİYOR

Fenerbahçe’nin yenisi eksisi olmaz. 1907’den beri Fenerbahçe büyük bir takımdır ve öyle olmaya devam edecektir. Fenerbahçeliler üzülür, kızar ama çubukluya olan sevgilerini kaybetmezler. Her türlü yenilenme ve çağa ayak uydurmaya dair hamlelerin arkasında olmalıyız olur ama sevginin eskisi yenisi olmaz. Bu yüzden bu taraftar bu takıma olan sevgisini hiç bir koşulda kaybetmeyecektir. Ancak maalesef bu taraftar, bu sevgi, sahadaki bu Fenerbahçe  görüntüsünü hak etmemektedir.

Bu tabloda özel olarak günah keçisi aramak sorunları çözmeyecektir. Sayın Başkan Ali Koç, Sportif Direktör Comolli, Teknik Direktör Cocu ve oyuncular… Hiç birini birbirinden ayırmadan, hepsinin bu tablodaki sorumluluklarının görülmesi gerekmektedir.

ARAYIŞ DEVAM EDİYOR

Fenerbahçe şu ana kadar taktiksel anlamda her şeyi denedi. 3’lü, 4’lü, 5’li defans; tek forvet, çift forvet, üç forvet oynadı. Hemen hemen bütün oyuncuları şu ana kadar sahada gördük. Ancak ne yapılırsa yapılsın oyun ışık vermekten uzak kalmaya devam etti. “Değişim” sürecinden bahsedildiğinde bazı arayışlar olması normaldir ancak bu kadar taktiksel ve kadro istikrarsızlığını sadece değişim ile açıklamak mümkün değildir. Bu kadar arayıp henüz ne taktiksel ne de kadro anlamında hala bir şey bulunamaması anlaşılabilir değil.

Philip Cocu ile Fenerbahçe kötü gidiyor.

Bugünki Sivas maçı özelinde konuşursak;  Fenerbahçe. özellikle son pozisyonlarda doğru tercihler yapılabilseydi gol veya goller bulabilirdi. Yine de futbolunun ışık verdiğini göremedik. Cocu bu maç Sivasspor karşısında takımı sahaya 4-4-2 formasyonuyla sürdü.

FENERBAHÇE ORTA SAHAYI TESLİM ETTİ

Günümüz futbolunda bütün mesele orta saha bütünlüğüdür. Maç içerisinde orta sahada gerekli hakimiyeti kurabilemediğiniz durumda oyunu da kontrol edebilmeniz mümkün olmaz.  Özellikle 4- 4 -2 oynuyorsanız bu durum çok daha kritik bir önem alır. Çünkü modern futbolda 4’lü orta sahanın iki kenar oyuncusu klasik kanat oyuncusu olarak görev alırsa orta sahayı rakibe teslim etmeyi göze aldınız demektir. Eğer 4-4-2 oynamaya karar verdiyseniz, kenar oyuncularınız aynı zamanda orta saha özellikleri de taşmak zorundadır.

Cocu orta sahanın solunda İsmail’i sağında Ayew’i tercih etti. Her iki oyuncu da orta saha özellikleri taşıyan oyuncu değil kesinlikle. Böyle olunca da Fenerbahçe, orta sahayı rakibine teslim etti. Bugün bence sahanın en iyisi Sivassporlu Carl Medjani’ydi.  Fenerbahçe bütün maçlarında rakip takımın orta saha oyuncuları bu şekilde parlıyor. Bu durumu Fenerbahçe’nin şanssızlığıyla açıklamak mümkün değil, meseleye taktiksel açıdan bakıldığında Fenerbahçe orta sahası rakip takımın orta sahasını her maç parlatıyor, çünkü Fenerbahçe teknik ekibi bu sorunu çözemedi, çözemiyor. Bu akşamki formasyon ve oyuncu seçimleriyle gördük ki, Cocu’nun bu sorunu çözmektense derinleştiren hamleleriyle karşı karşıya kalmamız daha olası.

FENERBAHÇE’NİN BÜYÜKLÜĞÜ UNUTULMAMALIDIR

Cocu bu maçtan sonra yaptığı değerlendirmede “takım olarak doğru şeyler yapıldığını” iddia etti. Bu sezon Başakşehir ve Beşiktaş’la Kadıköy’de karşılaşıp her ikisinden de 1’er puan alındığında yine benzer yorumları görmüştük. Başta da söylediğim gibi, Fenerbahçe büyük bir takımdır. Rakip kim olursa olsun Kadıköy’de alınan  1 puana olumlu bakmak, yine bu akşamki oyundan sonra “doğru şeylerin yapıldığını” idda etmek Fenerbahçe’nin büyüklüğüne yakışmamaktadır.

Tekrar dile getirmek istiyorum, Fenerbahçe’de fiziksel, taktiksel ve mental problemler görüyorum. Cocu ve Comolli ikilisinin bu problemleri çözebileceğine dair hala bir ışık göremiyorum.

2018-10-25T22:01:45+00:00Cumartesi, Ekim 20, 2018|

3 Comments

  1. ünal selam 7:39 pm de 20 Ekim 2018 - Yanıtla

    Merhaba hocam yıllardır fenerbahçeyi takib eden fanatik fenerbahçe taraftarıyım şeytan rıdvanı seyretmek için akşamdan stadın kapısında yatar 3 te stada girer ve bundan mutluluk duyan haz alan bir fenerbahçe taraftarıyım takım yenilsede yensede yanında olurdum o günler bir rüyaydı hocam keşke uyanmasaydım rüya aslında nedir bilirmisin hocam rüya insan ruhunun bedenden çıkıp başka alemde gezinmesidir ruh benedene tekrar girdiği zaman insan uyanır.Hocam şimdi bu takımda ruh kalmamış ruh olmadığı için hocam bizim rüyalarımızı hayallerimizi çalıyolar hocam fenerbahçe gözgöre göre eriyor birileri bişey yapsın fener bitiyor hocam

  2. fenerli82 9:09 am de 21 Ekim 2018 - Yanıtla

    ALT YAPI !!! Alt yapı derken genç yaşta eğitim değil sadece genç yaştaki yetenekli oyuncuları keşfetmeniz gerekiyor .Bugün ülkemizde maalesef bir yönetici tanidigin yoksa futbolcu olamiyorsun ,bu düzenin acilen degismesi gerekiyor yoksa daha çoook bekleriz ..

  3. doktor 6:00 am de 22 Ekim 2018 - Yanıtla

    Başkanın değişim süreci dediği süreci çok merak ediyorum, neyi değiştiriyoruz, hedefimiz ne, hangi değişiklikler yapıldı çok merak ediyorum. Bir tek bildiğim bazı gençler aldık yerli ve yabancı, tutarlarsa parayı vurduk! Şimdilik baltayı taşa vurduk gibi: aldığımız yerli gençlere şans tanımıyoruz, yabancılar ise tam bir fiyasko ama halen oynuyorlar. Sonuçlar kötü olunca gündem değiştirme çabaları, kadro dışı bırakmalar falan hep geçmiş kötü fikirler; yani yeni bir şey yok. Önce comolli gitmeli, düzelme olmazsa cocu, o da olmazsa yönetim değişikliği. Önce cocu’yu gönderirseniz comollinin devam ettiği bu ortamda yeni hocayı da bezdirirsiniz, elini kolunu bağlarsınız. Çünkü adam aldığı oyuncuların oynatılması için her şeyi yapacak, öyle ya, verilen komisyonların tutulması gereken şartları olmalı. Acilen comolli gönderilmeli, cocu serbest bırakılmalı, olmadı sezon ortası hoca değişikliği planlanabilir yada sezon sonu doğru erken genel kurul (mümkünse bu sefer nisan ayında).

Siz de fikrinizi belirtin